
Atatürk Üniversitesi, sadece bilimin değil, kadim Türk kültürünün de kalbi olduğunu bir kez daha kanıtladı. “Gelenekten Geleceğe, Lezzetle Buluşuyoruz” mottosuyla düzenlenen Türk Mutfağı Haftası Şenlikleri, kampüsü dev bir gastronomi ve sanat şölenine dönüştürdü.
Erzurum’un serin havası, Turizm ve Güzel Sanatlar Fakülteleri’nin ortaklaşa düzenlediği şenlikle birlikte yerini buram buram Anadolu kokan sıcak bir atmosfere bıraktı. Binlerce öğrencinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, sadece damaklar değil; ruhlar da müzik ve sanatla doydu.
Bir Lezzet Köprüsü: Lokmadan Lor Dolmasına…
Şenlik alanı, Türk mutfağının genetik kodlarını taşıyan lezzetlerin geçit törenine sahne oldu. Bir yanda nar gibi kızarmış Erzurum ketesi ve tescilli lor dolması, diğer yanda çıtır çıtır baklavalar ve dumanı üstünde su börekleri… Lokma ve pişi stantlarındaki kuyruklar, sadece bir yemek sırası değil; paylaşmanın ve ortak kültürün oluşturduğu gönül bağının bir simgesiydi.
Sanatın Ellerde Hayat Bulduğu Anlar


Etkinlik sadece mideye değil, göze ve ruha da hitap etti. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin dokunuşuyla kurulan ebru ve seramik workshopları, gençlerin parmak uçlarında şekillendi. Suyun üzerine damlatılan boyalarla Anadolu’nun renkleri işlenirken, seramik çamuru geleceğin sanatçılarının ellerinde hayat buldu. Sergilenen eserler, akademik birikimin estetikle buluştuğu eşsiz bir vitrin oluşturdu.
DJ Performansı ve “Gezgin” Gençlik
Kampüsün tarihi atmosferi, modern ritimlerle yankılandı. DJ performansı ve canlı müzik etkinlikleriyle stres atan öğrenciler, çekiliş heyecanıyla da coştu. Turevel, Teta, CMR ve Bayraklar Tur sponsorluğunda dağıtılan 100 adet günübirlik tur hediyesi, şenliği sadece bir yemek etkinliği olmaktan çıkarıp tam teşekküllü bir gençlik karnavalına dönüştürdü.


Rektör Hacımüftüoğlu: “Gençler Bizim Geleceğimiz, Kültürümüz ise Kökümüzdür”
Şenlik alanını eşiyle birlikte ziyaret eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, stantları tek tek gezerek öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Öğrencilerle samimi sohbetler gerçekleştiren Hacımüftüoğlu;
“Burada sadece yemek yenmiyor; burada bir tarih, bir sanat ve bir kardeşlik tablosu çiziliyor. Köklerine sahip çıkamayanlar, geleceğe yürüyemezler. Bizim görevimiz bu kadim mirası modern imkânlarla gençlerimize sevdirmektir” mesajını verdi.
Gelenekten Geleceğe Dev Bir Adım
Kapanışta kampüs içerisindeki o canlı atmosfer, yerini unutulmaz anılara bıraktı. Atatürk Üniversitesi, bu organizasyonla gastronominin sadece bir “mutfak işi” değil, bir milletin birliğini sağlayan en güçlü “sosyal yapıştırıcı” olduğunu bir kez daha tüm şehre ilan etti.
Haber Editörü: Şahap GÜRLER
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.